TürkçeTürkçe - EnglishEnglish - DeutschDeutsch - العربيّة العربيّة

SIKÇA SORULAN SORULAR

1-Diş sağlığımı nasıl koruyabilirim?

Diş sağlığının korunması için öncelikle iyi bir ağız sağlığı gerekir. Bunun için hekiminizden doğru fırçalama ve doğru diş ipi kullanımını öğrenmelisiniz.
Günde en az iki kere dişlerinizi fırçalamalısınız ve bir kere diş ipi kullanmalısınız.

6 ayda bir dişhekiminizi ziyaret ediniz.

Diş hekimi ziyaretiniz sırasında fluor uygulaması ile dişlerinizin yapısını güçlendirerek çürük oluşumunu engelleyebilirsiniz.

2-Diş eksikliğim var nasıl bir tedavi uygulanmalıdır?

Diş eksikliği için tedavide eğer çene kemiğinizde uygun ise en uygun seçenek implant uygulamasıdır. İmplant kaybettiğiniz diş yerine konan yapay diştir.
Eğer o bölgeye implant yapılmayacak ise ve diş boşluğunun ön ve arka kısmında dişler mevcut ise köprü yapılabilir.
Diş eksikliği var ise köprü yapımı uygun değil ise hareketli protez yapılabilir.

3- Köprü nasıl bir tedavidir? Ne tip malzemeler kullanılmaktadır?

Köprü, bir ya da daha fazla dişin kaybedilmesi durumunda meydana gelen dişsiz boşluğun ağızda bulunan dişlerden destek alınarak doldurulması yöntemidir. Köprü tedavisinde çekilmiş dişsiz boşlukların önünde ve arkasındaki dişlerde aşındırma ve preparasyon yapılır. Hazırlanan dişlerin üzeri kaplanır ve bu dişlerden destek alınarak eksik diş boşluğu yerine porselen dişler yerleştirilir ve çekim boşlukları doldurulur.

Günümüzde köprü yapımında materyal olarak porselen kullanılmaktadır. Porselen materyalinin dayanıklı olabilmesi için alt yapıyla beraber kullanılmaktadır. Bu altyapı metal veya güçlendirilmiş porselen (zirkonyum) olabilmektedir. Zirkonyum olarak adlandırılan güçlendirilmiş porselenin avantajı ışık geçirgenliğinin doğal dişe çok yakın olmasıdır. Bu sayede çok daha doğal bir görüntü elde edilebilmektedir.

4-Dişlerim sallanıyor nasıl önlenebilir?
Diş sallanması çok önemlidir. İleri derecede diş eti hastalığı belirtisi olabilir. Mutlaka diş hekiminize başvurunuz. Belirli dişlerde hissetiğiniz sallanmalar tedavi görmediğiniz taktirde yaygınlaşabilir ve tüm dişleriniz zaman içinde çekilmek zorunda kalabilir. Diş eti hastalığı olan durumlarda uygun olan dişeti uzmanı(periodontolog) tarafından tedavi edilmenizdir.

5-Diş etlerim kanıyor…nasıl önleyebilirim?
Dişetlerinin kanaması diş eti hastalığını öncelikle akla getirir. Teşhis için mutlaka diş hekiminizi ziyaret edin. Diş etlerinizde rahatsızlık varsa diş hekiminiz sizi diş eti hastalıkları uzmanına yönlendirecektir.

6) Diş taşlarımı temizletmeli miyim? Bu işlem sırasında ağrı duyar mıyım?

Diş etlerinizin sağlığı dişlerinizin sağlığı kadar önemlidir. İlerleyen diş eti hastalıkları çürüksüz dişlerinizin kaybına sebep olabilmektedir. Dişeti hastalıklarının en önemli sebebi bakteri plağıdır. Bu plak diş yüzeyinden kaldırılmazsa zamanla sertleşerek diş taşına dönüşmektedir. Ağızda bakteri ve plak varlığı diş eti hastalıklarının yanı sıra ağız kokusuna da sebep olabilmektedir.
Diş taşı temizliği sırasında kesinlikle canınız acımaz. İşlem sonrasında hassasiyet görülebilir. Bunun sebebi uzun yıllar diş taşlarının temizlenmemesi sonucunda dişeti çekilmesine ve hassas olan kök yüzeyinin açığa çıkmasına bağlıdır. Ancak bu durumda flor uygulaması ve gerekliyse kök yüzeyinin kapatılması gibi işlemler uygulanmaktadır. Normal koşullarda temizlik esnasında ve sonrasında hiç bir sorun yaşanmamaktadır.

7-Ağız kokusunun nedenleri nelerdir?

- Ağız kokusunun çeşitli nedenleri olabilir:

- Diş çürüğü
- Diş eti hastalığı (dişetlerinin iltihaplı olması)
- 20 yaş dişlerinin etrafının iltahaplanması
- Ağızda eski restorasyonların (Porselen kaplamalar,dolgular) bulunması
- Köprü altlarında yiyecek artıklarının birikmesi

8-Kanal Tedavisi Neden Yapılmalıdır?

Kanal içi sinirler zarar görüp iltihaplandığında, kendini iyileştirebilme özelliği olmadığı için ölür. Pulpa (sinir) ölümü en çok darbe almış, kırılmış bir dişte veya derin bir çürüğe bağlı olarak gelişir. Her iki durumda da bakteriler pulpaya ulaşır ve bir iltihaplanmaya neden olur. Böyle bir durumda çiğneme, baskı veya sıcak – soğuk gibi uyaranlar, aşırı hassasiyet ve ağrıya sebep olabilir. Bunun yanı sıra pulpa iltihabı, ağrı kesiciler ile giderilemeyen ve kendiliğinden başlayan bir ağrıya da sebep olabilir.

Diş hekiminin bilgisi olmadan alacağınız ilaçlar -özellikle antibiyotikler- ağrınızı sadece geçici bir süre için erteleyebilirler. Uzun süre kullanılan antibiyotikler iltihabı daha dirençli hale getirmekte ve dişin tedavisini zorlaştırmaktadır. Bunu kısa bir örnekle anlatalım.Yapılan işlem düşman askerlerini bayıltmak gibidir. Yani savunma düştüğü anda düşmanlar tekrar uyanıp size savaş açabilirler. Antibiyotik tedavisiyle düşmanlar kısa bir süre için etkisiz hale gelir, kanal tedavisi ile düşmalarınızdan tamamen kurtulursunuz.

Eğer pulpa iltihabı tedavi edilmezse, kök uçlarında ve çene kemiğinde iltihabın birikmesi sonucunca apse adını verdiğimiz “cerahat dolu keseler” oluşur. Kök ucunda oluşan bu apseler genişleyerek, kök etrafındaki kemik dokusunda yıkım yapabilir. İltihaplı pulpa çıkarılmadığında, ağrı ve şişlik görülür. Eğer uzun süre tedavi uygulanmazsa diş çekime gidebilir

9-Kanal tedavisine ihtiyacımız olduğunu nasıl anlarız ?

Sıcak ve soğuğa karşı uzun süreli hassasiyet, çiğnerken oluşan ağrı ya da rahat çiğneyememe, kendi kendine başlayan özellikle de geceleri başlayan ağrı, dişin renk değiştirmesi, şiş, dişe yakın bölgedeki lenf düğümlerindeki ağrı veya elle hissedilen şişlik

10-Çocuğuma dişlerini günde kaç kez fırçalatmalıyım?
Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce, sadece üçer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir. Her iyi alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılacaktır.

11-Çocuklarda hangi diş macunu, ne kadar kullanılmalıdır?

Bebeklik döneminde ve üç yaşına kadar çocuklarda diş macunu kullanımı önerilmez. Diş macunu kullanımına üç yaşından sonra başlanmalıdır. Ancak reklamlarda gördüğünüz gibi 3-5cm. değil, bir leblebi kadar macun fırçalama için yeterli olacaktır.
Diş macunu kullanımına başlandığı dönemde, florürlü diş macunlarından herhangi biri tercih edilebilir. Önemli olan çocuğun seçilen macunun tadını sevip istek duymasıdır.
Fırçalama işleminde macundan çok, etkili bir fırçalama işleminin önemli olduğunu unutmamak gerekir.

12-Çocuklar için nasıl bir diş fırçası seçilmeli?

Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için kullanımı uygun değildir. Eskimiş bir süpürgeyle süpürme işlemi nasıl yapılamazsa, eski bir fırçayla da dişler fırçalanamaz. Fırça kılları aşınınır aşınmaz (ortalama 6 ay) mutlaka değiştirilmelidir.

13-Çocuklarda diş fırçalama ne zaman başlamalıdır?

Bebek 6-8 aylıkken, ( yani ilk dişler ağızda göründüğünde ) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.
Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra ( ortalama 2,5- 3 yaşında ) başlanması uygundur.
Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle fırçalamadan sonra anne-babanın kontrolü iyi olur.
14- Çekimden sonra mutlaka tedavi gerekli mi?

Çekim sonrası, çekilen dişe komşu dişler bu boşluğa doğru hareket ederler ve diş dizisi bozulur, bu sebeple bu boşluğun köprü veya implant (kemiğe vida) ile restore edilmesi gerekir.

15-Hareketli protez kullanmak istemeyenler için daha başka alternatifler var mıdır?

-Günümüz diş hekimliğinde implant uygulamaları (kemiğe vida) ile hareketli protez kullanma mecburiyeti ortadan kalkmıştır.

16- Diş tedavilerinin maliyeti hakkında bilgi alabilir miyim?

Fiyatlarımız, hekimlerimizin ve yapılan işlemin kalitesi ile doğru orantılıdır. Klinik olarak ağız ve diş sağlığınız için en uygun tedavi seçeneğini en uygun fiyatla sizlere sunmaya çalışıyoruz. Klinik olarak ağzınızı ve dişlerinizi görmeden tedavi ile ilgili fiyatlandırma yapmayı uygun bulmuyoruz. Her hastaya yapılan tedavi o hastaya özgüdür. Bizler diş hekimi olarak ağız ve diş sağlığınız için en uygun tedavi seçeneğini en uygun fiyatla sizlere sunmaya çalışıyoruz. Kliniğimize geldiğiniz zaman ilk muayeneniz ve gerekli radyografik incelemeler yapılıp, alternatif tedavi seçenekleri, maliyetleri ve ödeme koşulları size detaylı olarak anlatılacaktır. Kliniğimizde prensiplerimiz gereği muayene ücreti uygulanmamaktadır.

17- SGK ile anlaşmanız var mıdır?

Sosyal Güvenlik Kurumlarının eski adı ile SSK, Bağ-kur ve Emekli Sandığının henüz diş konusunda özel kuruluşlarla anlaşması bulunmamaktadır. Bu tüm özel hastanelerin diş bölümlerini ve özel klinikleri kapsamaktadır.

18- İmplant nedir? Herkese uygulanabilmekte midir?

Diş implantları ağızda eksik olan dişlerin yerine konması amacıyla, özel materyallerden hazırlanan, yapay diş kökleridir. İmplantlar çene kemiğine basit bir operasyonla yerleştirilmektedir. İmplant yerleştirildikten sonra kemikle tamamen kaynaşması için belirli bir süre beklenmektedir. Kaybedilen her diş için bir tane diş implantı yerleştirilmesi gerekmez. Çoğu zaman bir diş implantı köprü ayağı olarak kullanılarak, eksik olan iki ya da üç dişin vazifesini görebilmektedir.
İmplant genel sağlık durumu iyi olan her hastaya uygulanabilir. Ancak kemik gelişimi tamamlanmamış genç bireylerde tercih edilmemektedir. Diş implantlarının uzun ömürlü olabilmesi için, etrafında belirli kalınlık ve boyutta sağlam çene kemiği bulunması gerekir. İmplant uygulaması için üst yaş limiti yoktur.

19-İmplant uygulamasının faydaları nelerdir?

İmplant tedavisi, rahat, sağlam ve güvenilir bir uygulamadır. İmplant üzerine yapılan protezler, gerçek dişlerin yerini alırken doğal bir yapı oluştururlar. Eksik dişler tamamlanırken, sağlıklı dişlere dokunulmamış olur. Tüm protezlere oranla çok daha uzun ömürlüdür.
Hissettirdiği güven sayesinde diş eksikliğinin olumsuz psikolojik etkilerini de ortadan kaldıracaktır.

20-Hiçbir rahatsızlık vermese de kötü pozisyonlu bir yirmilik diş çekilmeli midir?

Dişin pozisyonunun bozuk olması enfeksiyon için tek başına yeterli bir sebeptir. böyle bir durumda bahsedilen problemler mutlaka yaşanacaktır. Üstelik bu tip problemler aniden ve beklenmeyen bir zamanda gelişirler.

Yirmilik dişler, fırça ve diş ipiyle ulaşılması zor alanlarda bulunurlar. Zamanla çürümeye yol açan bakteri, asit ve yiyecek artıkları bu bölgede toplanır. Eğer diş çürür ve dolguyla restore edilmezse diş kısa zamanda iltihaplanır.

Bu dişleri temiz tutmak zor olduğundan biriken bakteri ve yiyecek artıkları kötü ağız kokusuna sebep olur.

Dişeti altında yatay (düşeyden sapmış) pozisyondaki gömük bir diş, diğer dişlerin hareketi, sıklaşması ve çarpıklaşması ile sonuçlanacak olan bir basınç oluşturur.

Gömük dişin üzerini kaplayan dişetinin altına toplanan bakteriler enfeksiyona yol açar.